Çocukluk ile Yetişkinlik Arası
Çocukluk ile yetişkinlik arasında bir geçiş dönemi olarak tanımlanan ergenlik, fizyolojik, psikolojik, sosyal alanlarda büyüme ve olgunlaşmayla ilgili en yoğun değişimleri içeren yaşam dönemlerinden biridir. Ergen bireyin yaşadığı değişikliklere uyum sağlarken gerçekleştirilmesi gereken bazı gelişim evreleri de bulunmaktadır. Böylece bunların başarıyla tamamlanmasıyla kendine ait özel bir kimlik kazanır ve yetişkinlik dönemine geçebilir.
Ergenlik döneminde kazanılması gereken en önemli yetkinliklerden bir tanesi, bireyin bağımsızlığını kazananbilmesidir. Buradaki bağımsızlık kavramı, kişinin ailesinden duygusal olarak bağımsız olabilmesi, ayrışıp bireyselleşmebilmesi, kendi seçimlerini kendisinin yapabilmesi anlamına gelmektedir. Bu dönemde birey artık ne çocuktur ne de yetişkin. “Ben kimim?” sorusuna yanıt arayan ergen, bu geçiş döneminde kendisini yetişkin dünyasına hazırlamaktadır; bu de kendisine en uygun kimliği edinebilmek için birçok kimlik ve rolü dener. Bu denemeler sırasında yaşanan kimlik bunalımı sağlıklı bir gelişimin de parçasıdır. Ergen ,ailesinin değerlerinden uzaklaşarak kendi değerlerini ve yaşam felsefesini oluşturmaya çalışır. Bedendeki ve duygularda ki hızlı değişimler, ergenin isteklerine de yansır. İstekleri karşısında toplumun beklentileri ve değerleri de söz konusudur bu değerler ve beklentiler çoğu zaman çatışabilir, ergen denemeleri sırasında kimlik bunalımı da yaşayabilmektedir. Böyle bunalımlı dönemler bazı ergenlerde daha sessiz olurken, bazılarında daha fırtınalı geçebilmektedir kimi zaman ailesiyle, toplumla, hatta kendisiyle bile çelişen denemelerde bulunabilmektedir kimlik bunalımının ağırlaşması kimlik kargaşasına da yol açabilmektedir; bu durumda ergen olumsuz kimlik denemelerine de girişebilir, onun için artık hiçbir şey olmamaya karşı kötü bir şey olmayı seçmek de söz konusudur. Böyle durumlarda ergenlerde uyum bozuklukları, aşırı uçlara sapmalar, depresif duygudurum, panik bozukluğu ve yetersiz duyguları gözlenebilmektedir.
Ergenlik döneminin daha sorunsuz atlatabilmesi için özellikle ebeveynler ,çocuklarının içinde bulunduğu duruma karşı daha bilinçli ve dolayısıyla da daha anlayışlı yaklaşmalılardır. Bu da ona çıkart karşı sabırlı ve esnek olmayı gerektirir. Ergen bireyin bağımsız olma ve kendine ait bir kimlik edinme çabalarına saygı duymalı hatta onu desteklemelidir. Tutarlı ve demokratik bir ebeveyn tutumu ,etkili bir iletişim diliyle birleşince ergenlik dönemi nispeten daha az çatışmalı bir dönem olarak yaşanacaktır.